Түрк тилиндеги текст
Rükneddin Süleymanşah’ın da babası gibi, Mu’tezilî fikirlere sahip olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim, Đbnu’l-Esîr’in belirttiğine göre, halk onun itikadının bozuk olduğunu düşünmekteydi. Anlaşılan, XIII. yüzyıla girerken, XII. yüzyıl başlarındaki Hanefî-Maturidî birleşmesi ve Eş’arî düşüncenin Đslam dünyasında Sünnî anlayışı temsil eden tek ve en önemli ekol olduğu vurgusu, etkisini halk üzerinde göstermeye başlamış görünmektedir. Đbnü’l-Esîr, Süleyman Şah’ın felsefî bir mezhebe mensup olduğunu, bu mezhebe mensup olmakla itham edilen herkesin ona sığındığını, sultanın bu kişilere çok iyi davrandığını, onlara lütuf ve ihsanlarda bulunduğunu söylemektedir. Ayrıca, sultanın akıllı olduğunu, halkı