Түрк тилиндеги текст
ki ana perspektifin, fıkhî olduğunu ve zikredilme sıklığına bakılacak olursa eşinden ayrılma problemi olduğu görülmektedir.6 Nitekim yazar, Ehl-i Sünnet kelamcılarının belirttiğinin aksine “Kim, kalbi imanla mutmain olduğu halde, diliyle boyun eğerek küfre girse, kâfir olur. Kalbindeki fayda vermez. Zira kâfir, sadece konuşmasıyla bilinir. Şayet küfür konuşursa hem bizim hem de Allah’ın katında kâfir olur” (md. 46)7 diyerek fıkhî bakış açısını esas aldığını belirtmiş olmaktadır. Sözkonusu sonucun önemsiz olmadığını kabul etmekle birlikte, “bir Müslümanın dinden çıkması” sonucunun daha büyük bir ehemmiyeti hak ettiğini düşünüyoruz. Zira iman, kişinin var oluşunun en anlamlı unsuru olarak, dün