Түрк тилиндеги текст
Şâri’in emir ve nehy hitabının gerektirdiği icâbtahrim hükümleri ise mükellefe yükümlülük gerektirmekle beraber bu hükümler fiillerin sonuçlarına hüsün yahut kubuh vasfını bağlamaktadır. Şâri’in kulların maslahatını gözettiğine yönelik olan icmâa dayanarak nassın nehyettiği fiillerin eserine kubuh, nehyetmediği fiillerin eserine hüsün niteliğinin verilmesinde usûlcüler arasında görüş birliği vardır. Hakkında nas mevcut olmadığı gibi nehyini de gerektiren bir karinenin bulunmayışıyla ibâha hükmünü alan meseleler/fiiller ise ibâhanın şer’îliği yahut aklîliği ihtilafı dolayısıyla yoruma açık bir alan meydana getirmiştir. Emir hitabının taalluk etmediği halde karineler ışığında nedb hükmünü alan