Түрк тилиндеги текст
Selef telakkisini kabul eden Ebu’l-Hüseyin el-Malatî (377/987) de imânı tıpkı Selef âlimleri gibi “imân söz ve ameldir; artar ve eksilir” şeklinde tanımlamıştır.25 Hâricîlere göre imân, “hem fiil-i kalb, hem fiil-i lisan ve hem de fiil-i cevârihtir. Kalben tasdik, lisanen ikrar, amelen tatbik eylemektir. Bunların üçü birden rükn-ü imândır. Bu rükünlerden birini yerine getirmeyenden imân kalkar ve bu kimselere mü’min denmez.”26 Mu’tezile ekolüne göre de, imân, “hem kalbin hem dilin hem de diğer âzâların fiili”dir. Nitekim Mu’tezile ekolünün önemli simalarından ezZemahşerî (v. 538/1143) de imânın “kalbin güven ve itmi’nanıyla gerçekleşen tasdik ve kalbin tasdikine uygun olarak dilin ikrar etme