Түрк тилиндеги текст
Ehl-i re’y ekolünün imamı olarak aklı ön plana alan bu din anlayışında Kur’an’da ve Sünnette bulunmayan ameli meselelerde istihsan ve sahih örf gibi formları geliştirerek İslam’ın farklı coğrafya ve kültürel geleneklerde daha uygulanabilir hale gelmesini sağlamıştır. (Ebû Zehra: 503, 516) Ebû Hanîfe’nin din anlayışı ve mezhebi Abbasiler zamanında Mısır’dan Maveraunnehr’e geniş bir coğrafyada kabul görürken onun bizzat benimsediği ve yaşadığı zühd hayatı da takipçileri tarafından örnek alınmıştır. Bu zühdçü tavır Türkistan âlimleri arasında İslam’ın temel kaynaklarına uygun olarak, aklı ihmal etmeyen “ahlak temelli din algısı”na dönüşmüştür. Temelinde Kitab ve Sünnet’in yer aldığı bu anlayış,