Түрк тилиндеги текст
illeri ile onun mucizelerinin delillerini tespit eden ve bunları inkâr edenlere cevaptır.”12 Kādî, Hadisleri rivâyet ederken sıhhat durumlarıyla ilgilenmemiş, sened tenkidini tamamen ihmal etmiştir. O, hadislerin sıhhatiyle ilgilenmek yerine hadislerin nasıl anlaşılması ve yorumlanması gerektiği üzerine yoğunlaşmıştır.13 A. MU’TEZİLE EKOLÜNDE HZ. MUHAMMED (S.A.S.) Bütün İslâm mezhepleri gibi Mu’tezile de nübüvveti iman esaslarından saymıştır. Ehl-i Sünnet’ten farklı olarak Mu’tezile, nebi ve resûl terimlerinde fark olmadığını iddia etmiştir. Buna delil ise Allah’ın Hz. Muhammed’e çeşitli âyetlerde nebi ve resûl şeklinde seslenmiş olmasıdır. Mu’tezileye göre son pey- Kâdî Abdülcebbâr, Fazlu