Түрк тилиндеги текст
şiği mümkün olmakla beraber doğruluk tarafı ağır basan kanaat (itikad),6 şeklinde tarif ederken Âmidî (ö.631/1233), "nefisteki iki karşıt mümkünden birinin diğerine tercih edilmesi" şeklinde tanımlamaktadır.7 Zannın, yakīn, şek ve vehmi de kapsayıp-kapsamadığı konusunda farklı görüşler mevcuttur.8 Cürcânî, zannın hem doğruluğu kuşkulu hem de kesin kabul edilen bilgiyi ifade ettiğini söylemiştir.9 Zannın geniş olan bu anlam yelpazesi Kur’an-ı Kerim’den de çıkarılabilir. Bazı ayetlerde zan kavramı töhmet, su-i zan, cehalet gibi olumsuz, bazı ayetlerde ise kanaat, iman ve yakīn gibi olumlu anlamda kullanılmıştır.10 Ancak Fahreddin Râzî (ö. 606/1210) bir hükme, doğruluk tarafı ağır basıyorsa zan