Түрк тилиндеги текст
Müstakimzâde’nin de açıkladığı üzere vasıf, “filan kişi şöyle yapar” örneğinde olduğu gibi Allah Teâlâ’nın bir şeyi emretmeksizin bilmesi, hüküm ise emir ile birlikte “filan kişi şöyle yapsın” anlamına gelmektedir. Müstakimzâde Ehl-i Sünnet âlimlerinin de vasıf ve hükmü bu şekilde kabul ettiklerini söylemekle birlikte kendisinin vasıf hakkında ulemâdan farklı düşündüğünü belirtmektedir. Ona göre vasıf, “kulum sadaka verirse ömrüne bereket veririm, kulum sadaka vermezse ömründen bereketi alırım” örneğinde olduğu gibi sebep-sonuç ilişkisi içerisindeki tâliktir. Yani Allah Teâlâ sevap ve ikâbı gerektirecek durumları nasslarda belirlemiştir; kişi de cüz’î iradesiyle her iki durumdan birini gerek