The returning Jesus rhetoric of Islamic theology
Hatice Özdemir Ekinci
Авторлор
Hatice Özdemir Ekinci
Аннотация
Asırlardır toplumların kurtarıcı beklentisi içinde olduğunu ve toplumsal kaos zamanlarında bu beklentinin inanca dönüştüğünü görüyoruz. Mesih inancı çeşitli yorumlarla ve farklı beklentilerle üç ilahi dinde de vardır. Yahudilik, Hıristiyanlık, İslamiyet mesih konusuna farklı açıdan bakar. Yahudiler Davud (a.s.)'ın soyundan bir mesih beklerken Hz. İsa'nın mesih olmadığını ve mesihin henüz gelmediği inancındadırlar. Yahudiler mesih olarak yeni bir şahsın gelmesini beklerken Hıristiyanlar Hz. İsa'nın dönüşünü beklerler. Hıristiyanlar Hz. İsa'nın insanlığın günahına kefaret yeryüzüne gönderilmiş, çarmıha gerilmiş ve Tanrı'nın katına yükseltilmiş olduğuna, ahir zamanda yeryüzüne tekrar ineceğine ve ilahi düzeni yeniden kuracağına inanırlar. İslamiyet'te ise Hz. İsa bir peygamberdir. Hz. İsa kendisine verilen peygamberlik görevini yapmış ve Allah tarafından desteklenmiş bir peygamberdir. Hıristiyanlık ve İslamiyet'in Hz. İsa'ya yüklediği misyon farklıdır. İslam inancında Hz. İsa'nın akibeti konusu tartışılmaktadır. Hz. İsa'nın Yahudiler tarafından öldürülmediği ve çarmıha gerilmediği açıktır ve bu hususta ihtilaf yoktur. Hz. İsa'nın göğe yükselme meselesi ihtilafın konusudur. İslam inancında iki temel kaynak vardır. Kur'an-ı Kerim ve hadisler. Kur'an'da Nüzul-i İsaya delil olacak ayetler açık değildir. İslam'ın ikinci temel kaynağı hadislere gelince, hadislerde ref' yoktur. Nüzul , ref'in sonucudur diye kabul edilirse Hz. Peygamberin sözlerinde geçtiği varsayılabilir. Bize göre , Allah resulü, Hz. İsa'nın kıyametten önce yeryüzüne ineceğini anlatırken bir iman esası ortaya koymak amacıyla bu hadisleri söylememiştir. Nüzul-i İsa, aklın imkan dahilinde görebildiği bir olaydır ama itikâdî bir durum değildir. Müslüman Allah'ın her şeye gücünün yettiğine inanmaktadır. Allah'ın Kur'an'da açık bir şekilde bildirmediği Hz. İsa'nın nüzul meselesine bu açıdan bakılmalıdır.