Türk dilindäki tekst
ile kalabalık göçer Türk nüfusu arasında İslamlaşmanın önemli aktörlerinden Hanefî-Sufî çevrenin birbirleri ile doğrudan etkileşime geçmeye başladıkları önemli bir süreç yaşanmış olmalıdır. Muhtemelen İmam el-Mâturîdî’ye atfedilen bir menkıbe de bu etkileşimin tesiri oluştu. Buna göre, “Şeyh Ebû’l-Mansûr Mâturîdî ve Ebû’lKâsım Hakîm es-Semerkandî, Rıbât-ı Gâziyân (Gaziler Rıbâtı)’nda ilm-i hikmet okutuyorlardı. Şî‘a ehli, onlarla mezhep hakkında tartışıyor ve bu kötü mezhepler galip geliyordu. O zamanda Semerkand’da ders okuttukları on yedi Mutezile ve Kerrâmiye medresesi vardı. Şeyh Ebû’l-Mansûr elMâturîdî mezkur rıbâtta Hızır (a.s.)’ı gördü ve ondan bu konuda yardım istedi. Hak Teâlâ, Hızı