Türk dilindäki tekst
kme delil olmakta büyük rol oynamıştır.2 Bütün bunlar sebebiyledir ki her müfessir, tefsirinde kıraatlere müracaatta bulunmuş ve onlardan faydalanmıştır. Bu müracaat kimi zaman âyetin mânâ ve delaletini tespite yönelik olurken, kimi zaman ise takdir edilen mânâyı temellendirmeye yönelik olmuştur. Bu türden atıflara ilk dönem müfessirlerden olan Mâtürîdî’de (ö. 333/944) de rastlanmaktadır. Mâtürîdî, Semerkand’a bağlı Mâtürîd denilen yerleşim yerinde doğmuştur. Doğum tarihi konusunda çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Ancak onun hocası Muhammed b. Mukâtil erRâzî’nin vefat tarihi 248/862 yılı dikkate alınarak onun bu tarihten daha önce 238/853 yılında doğduğu söylenilmiştir. Bir diğer görüşe g