Türk dilindäki tekst
erden mi Yoksa Vâcipler Cümlesinden midir?” başlığını vermesi, bu ikinci kısımda konunun farklı bir açıdan (nübüvvetin kapsamı açısından değil, değeri açısından) ele alındığını göstermektedir. bk. Ebü’l-Muîn en-Nesefî, Tebsıratü’l-edille, II, 7, 11-12. Ebü’l-Berekât en-Nesefî, Allah’a imanın aklen vâcip olduğu hususunda Ebû Hanîfe’nin: “Göklerin ve yerin, kendi nefsinin ve başkalarının yaratılışını görüp de yaratıcısını tanımayan kimsenin, (kendisini haklı çıkaracak) hiçbir mâzereti olamaz”, “Şâyet Allah peygamber göndermeseydi, yine de insanların akılları vâsıtasıyla O’nu bilmeleri kendileri için bir zorunluluk olurdu” dediğini naklederek: “Ehl-i sünnet’e mensup üstatlarımızın görüşü de bu