Türk dilindäki tekst
û Hanîfe geleneğinin en güçlü siması ve Ehl-i Sünnet kelâmının kuruluşunda en büyük paya sahip olan Mâtürîdî’yi (333/944) de Allah’ın varlığını bilmeye ilişkin aklî delilleri tespit ederek geliştirmeye sevk etmiştir. O, özellikle kelâmî eseri Kitâbü’t-Tevhîd’de bu konu üzerinde önemle durmuş, basit bir tefekkürle anlaşılabilecek açık ve bedîhî mukaddimelerden oluşan delillerle Allah’ın varlığını bilmeye ilişkin aklî temeller ortaya koymuştur.1 "Eşyanın gerçekliği vardır" şeklindeki ilkeyi düşünce sisteminin temeline yerleştiren Mâtürîdî, ‚kadîm-hâdis varlık‛ (Allah-âlem) ayrımına dayanarak hâdis âlemin, yaratıcısı olan Allah’a (kadîme) delâlet ettiğinden bahsetmiş, bu delâletin ise iki farkl