Türk dilindäki tekst
İmamet ve hilafet meselesinin yanı sıra iman-küfür, Allah’ın sıfatları, büyük günah, insan hürriyeti ve kaderle ilgili konular itikâdî açıdan tartışılan başlıca hususlar olmuştur. Semerkandî’nin yaşadığı hicrî dördüncü asra gelindiğinde, Ehl-i Sünnet anlayışı henüz kurumsallaşmamıştı. Ancak Mu’tezile, Hâriciyye, Şîa, Kaderiyye, Mürcie, Müşebbihe, Mücessime ve Cebriyye gibi fırkalar, kurumsal yapılarını tamamlamış olarak etkilerini sürdürmekteydiler. Bu dönemde henüz Ehl-i Sünnet ismiyle anılmasa da uzun asırlar Müslümanların çoğunluğunu temsil edecek olan, nakli ve aklı esas almak suretiyle ifrat ile tefrit arasında bir yol izleyen büyük bir çoğunluk da olmuştur. Semerkandî’nin 236 Mustaf