Türk dilindäki tekst
getirmiş ve bu alanda kendi adıyla anılan Mâturidîye ekolünün oluşmasına zemin hazırlamıştır.23 Çünkü Ebû Mansur el-Mâturidî hayattayken “Mâturidî” isminde bir ekol yoktu. Mâturidîlik,onun ölümünden sonra bir asır aşkın bir süre diğer Mutezile, Eş'ari ve Hadis Taraftarları kelam çevresinde hiç dikkat çekmemiştir.24 Ehli Sünnet’in iki büyük simasından biri olan Mâturidî, Ehl-i Sünnet fikirlerinin sistematize edilişinde büyük rolü olmuştur. İmam Mâturidî (333/944), İmam Ebû Hanîfe’nin (150/767) akaid konusunda ortaya koyduğu prensip ve görüşleri açıklayıp geliştirmiş olması Mâturidîliğin Maveraünnehir’de yayılmasınasebep olmuştur.25 Ebû Hanîfe’nin eserlerinin sonraki nesillere aktarılması