Türk dilindäki tekst
Dikkat çektiği ilk husus, yöneticilerin Kureyş’ten olması düşüncesidir. Ona göre Şafiilerin ve diğer mezheplerin bu konudaki görüşleri, bir imamın mutlaka Kureyş’ten olması gerektiği yönündedir. Türk ve Farisi yöneticilerin hiçbirinin bu şartı taşıyamayacağı, dolayısıyla yönetici olarak kabul edilemeyeceği açıktır.16 Buna karşın Ebû Hanîfe’ye ve ashabına göre, Kureyş’e mensup olmak, bir yöneticinin idaresinin meşruiyeti için olması gereken bir şart değildir. Bu yüzden Kureyş’e mensup olması imkân dâhilinde olmayan Türkler için Ebû Hanîfe’nin ve ashabının görüşleri en doğru yaklaşım tarzını oluşturmaktadır.17 Benzer şekilde Ebû Hanîfe, harac arazisine sahip olan, ancak bu arazinin işletemeyen