Türk dilindäki tekst
334/945) nin ‘kitâbü’l-Münteqâ’sında geçtiği üzere İmâm Ebû Hanîfe’den, şöyle dediği rivayet edilmiştir; ‘Göklerin ve yerin yaratılışını görüp (bilen) bir kimsenin, Allâh Teâlâ (nın varlığını ve birliğini) bilmemesi özür olarak kabul edilemez!!...’44 Ehl-i hadîs’ten Ebu’l-Abbâs el-Kalânisî, Kaffâl Şâşî, Halîmî (v.403/) ile Basralı Mu’tezilîler de bu görüştedir.45 Ashâb-ı Hadîs’in çoğunluğuna mesela İmâm Eş’arî ve diğer bir kısım bilgine göre; Bir kimseye, kendisine İslâm daveti ulaşmadan önce iman etmesi vacip değildir. Bu halde (kafir olarak) ölen kimse Allah’ın meşîetine kalmıştır. Dilerse azab eder, dilerse, cennet (in)e koyar!... Bu hilâfın temelinde, kelâm ilmindeki ‘akl