Türk dilindäki tekst
ların göze tabi olması gibi az da olsa ilim ile amel, çok amel ile olan cehaletten daha faydalıdır.”4 Diyerek bilgiye dayalı, bilinçli şekilde amel etmenin önemine işaret eder. Ebû Hanîfe kazancını ilim yolunda harcamaktan çekinmez. Bağdat’a yaptığı ticaretten elde ettiği geliri ilim yolundaki kimselerin ihtiyaçları için harcar, kalanını da onlara derecelerine göre paylaştırır ve “Şunları alın istediğiniz gibi harcayın ve Cenab-ı Allah’tan başkasına şükredip övgüde bulunmayın. Verdiğim mal gerçekte benim değil, sizin nasibiniz olarak benim elimden size intikal eden ilahi bir lütuftur,”5 derdi. İmâm-ı Âzâm Ebû Hanîfe’nin şahsında gördüğümüz bu zühd ve takva merkezli din anlayışı, başta Kûfe’d