Türk dilindäki tekst
Sadrüşşerîa’nın ortaya koyduğu bu yaklaşım, hem fiilin varlığına dair tartışmalarda yeni açıklama imkânları sunmuş hem de insan hürriyetinin cebir ve tefvîz arasında hapsolmadan temellendirilebileceğini göstermiştir.12 Osmanlı ilmî ortamında Hanefî-Mâtürîdî mirası taşıyan başlıca isimlerden biri olan Birgivî Mehmed Efendi (ö. 981/1573), özellikle et-Tarîkatü’l-Muhammediyye üzerinden Sadrüşşerîa’nın kurduğu nazarî zemini ahlâkî ve tasavvufî bir dille yeniden üretmiştir. 13 Birgivî, bir yandan fiillerin değerini niyet, ihlâs ve kalbî yönelimler ekseninde ele alırken, diğer yandan “kalbî irade” ve “cüz-î ihtiyâr” kavramlarıyla kulun ahlâkî sorumluluğunun metafizik dayanağını görünür kılmakta; i