Türk dilindäki tekst
ve bölünmezse, lafzî kelamda bir fiilin veya terkin talebini içeren emir ve nehiy; olan ve olacağa dair haber; istihbar ve nida; va’d ve vaîd, nâsih ve mansûh nasıl olabilir? Mâturîdî âlim Âlâeddin el-Üsmendî (ö. 552/1157), bu soruyu şöyle yanıtlar: “Kelam zatı itibariyle emir, nehiy ve haber değildir. Bilakis onun, emir olmasını irade etme nedeniyle emir, nehy olmasını irade etme nedeniyle nehiy... olması mümkündür. Tek bir kelamla bir şey emretme, diğer bir şeyi nehyetme ve üçüncü bir şeyden haber verme irade edilebilir. Tek bir kelam da bu sıfatlarla nitelenir. Örneğin, bir kişi diğerine “Bil ki ‘Zeyd’ dediğimde sana kalkmanı emretmeyi, seni yemekten nehyetmeyi ve sana Amr’ın evde olduğun