Türk dilindäki tekst
ı tanımada özür kabul edilmez” dediğini nakletmektedir.25 Ayrıca Ebu Hanife’nin, “Kendisini, yeri ve göğü gören kimsenin Yaratıcı’sını bilmemesinde hiçbir mazereti olamaz. Dolayısıyla Allah herhangi bir peygamber göndermemiş olsa da insanların akıllarıyla O’nu bilmeleri gerekir” şeklinde bir görüş beyan ettiği nakledilmiştir.26 Ebû Hanife’nin görüşlerini ve usulünü ortaya koyan eserler doğrultusunda konuya bakıldığında, onun bu yargıya varmış olması mümkündür. Zira o, aklın işlevine ve rolüne gerekli hassasiyeti vermiş ve re’y ekolünün ilk savunucusu olarak tanınmıştır. Hatta bundan dolayı muhatapları 22 Mâturîdî, Te’vilâtu Ehli’s-Sünne, (Mukaddime kısmında), c. I, s. 176; Muhittin Bağçeci,