Türk dilindäki tekst
Ancak burada da “bütün canlılar ihtiyârî fiillerini kendisi yaratır, bu tür fiillerin meydana gelişi Allah’ın yaratması ve kudretiyle ilişkili değildir”1 diyen Mu‘tezile bilginlerinin insanın lehine pozitif ayrımcılık olarak adlandırılabilecek bir noktada yer aldıkları görülmektedir. Dolayısıyla her iki fırkanın ifrat ve tefrite kaydığı düşüncesiyle insanın işlemiş olduğu fiillerini kendi irâdesi ve Allah’ın yaratmasının bir sonucu olarak değerlendiren sünnî ekolün tarih boyunca ana akımı temsil ettiğini söylemek mümkündür. Ebû Hanîfe ile başlayan bu düşünce genel olarak Mâtürîdî ve Eş‘arî bilginlerce benimsenmiştir. Lakin biraz daha detaylara inildiğinde Eş‘arîlerin yükümlülük ve sorumluluğ