Türk dilindäki tekst
larından Ebu’l-Muîn enNesefi’de, Pezdevî’de, Sâbûnî’de bu tavrın yinelendiğini görmekteyiz.20 Mâtürîdîler içinde farklı bir tavrı Şemsuddin es-Semerkandî’de görmekteyiz. O, “isim ve müsemma birbirinin aynıdır” görüşünün Eş’ârîliğe ait olduğunu, bunlar arasında aynılığın doğru olmadığını, ismin müsemmanın yerini tutmasının mecaz bir kullanım olduğunu ve bunun da aynılık gerektirmediğini belirtmiştir.21 Son değerlendirmede isim müsemma tartışmalarının temelinde, kavramlara farklı anlamların yüklenmesi yer almaktadır. Oysa hemen hemen bütün ekoller, Allah’a ait isim ve sıfatların yaratılmışlara ait olan her türlü nitelemeden uzak olduğunu kabul etmişlerdir. Fakat kendi aralarında isim, sıfat, m