Türk dilindäki tekst
si de irâdenin ezelî olmasından, irâde edilenin de ezelî olmasının gerekeceği endişesiyle, irâdenin, mürîd/irâde eden ile değil, murâd/irâde edilen ile birlikteliğini iddia etmiş, hudûsunu savunmuştur. 38 Burada Ehl-i Sünnet Kelâmcılarının yaklaşımı, Allah’ın, zâtıyla kaim ezelî bir irâde sıfatıyla vasıflanması yönündedir. Zira özgür irâdeyesi bulunmayan ilâh değildir. Akıl kadar nakli deliller de, Allah’ın mürîd olduğunu ifade etmiştir. Kur’ân’da irâde, O’nun ilminden, yaratmasından ayrı olarak zatına nispet edilmiştir. İfade bağlamında sözlük anlamından dönülmesini zorunlu kılan bir sebep 34 35 36 37 38 Topaloğlu-Çelebi, Kelam Terimleri Sözlüğü, s.190. Topaloğlu-Çelebi, Kelam Terimleri