Türk dilindäki tekst
Yani Allah Teâlâ’nın bir şahsı ya da hali bilmesi başka bir şahsı ya da hali bilmemesi mümkün değildir. Mutezile’nin ikinci ilkesi ise, “Kudretin üzerinde gerçekleştiği sıfat fiilî, gerçekleşmediği sıfat zâtîdir”. Yani, kudretin kendisine taalluk etmediği sıfatlar zâtî sıfat olarak kabul edilmektedir. Mesela, “Allah bilmeye kadir midir veya değil midir?” denilemeyeceğinden âlim zâtî sıfattır (Mâtürîdî, 2007, s. 113). Mutezile’nin zâtî ve fiilî sıfat ayrımını eleştiren Maturidî, bazı deliller getirerek fiilî sıfatların da zâtî sıfat olduğunu ispat etmeye çalışır. Müteahhir dönem Maturidî kelâmcılarından Ebu’l-Muîn en-Nesefî (ö. 508/1115) de Mutezile’nin bu kaidesini “Üzerinde kudretin g