Türk dilindäki tekst
olduğunu ayrıca sahabe içinde imam niteliğinde olanların bulunduğunu ve onların itikadî alandaki fikirlerinin özellikle değerlendirilmesi gerektiğini dile getirmektedir. Sahabe hakkında Ebû Hanife tarafından geliĢtirilen bakıĢın Nesefî tarafından da benimsendiği ve bir 34 Ebû Hanife, el-Âlim ve’l-Muteallim, 11. en-Nesefî, Tebsiratu’l Edille, II, 894. 36 en-Nesefî, Tebsiratu’l Edille, I, 400. 35 91 Galip TÜRCAN anlamda mezhebî bir tutum olarak bu yaklaĢımın devam ettirildiği anlaĢılmaktadır. Ebû Hanife itikadî görüĢlerini açıklarken tabiûnun yaklaĢımına da önemli ölçüde atıf yapmaktadır. Bu sırada zaman zaman sahabe ve tabiûnun tercihlerini birlikte zikretmektedir. Söz gelimi Hâricîlere