Türk dilindäki tekst
olarak anılmasında büyük payı olan Ebü’l-Muîn en-Nesefî ise, mezhebin kardeş ve rakip mezhep olan Eş’arîlik’ten daha kadîm olduğunu açıklama sadedinde özellikle Ebû Hanife’ye dayanan yönünü öne çıkarır. Durum bu ise, Mâtürîdî mezhebinin Hanefîlikten ayrılan yönü nedir? Bu sorunun hem olumlu hem de olumsuz birden fazla cevabı vardır. Belki en kabul gören cevabı, Mâtürîdîliğin usûl ve üslup itibariyle Hanefîliğe göre daha kelamî bir mezhep olmasıdır. Ancak Ebû Hanife’ye (ö. 150/767) nispet edilen ve Mâtürîdîliğin geliştiği bölgelerde uzun zamandan beri okunagelen risalelere bakıldığında, kelamî renginin baskın olduğu açıkça görülür. Bu da aslında kelamî usul ve üslubun Ebû Hanife’den beri mezh