Türk dilindäki tekst
görüşlerindeki gerekçesi kadîm tekvinin, hâdisin kıdemini gerektirecek olmasıdır.18 Çünkü onlara göre herhangi bir şey henüz meydana gelmeden, meydana getirmenin kendisi (îkâ’) mümkün olmadığı için tekvin ve mükevven aynı anda gerçekleşir.19 Ancak Eş’arîler kadîm bir tekvin anlayışı benimsemeseler de bir şeyin varlığı için kudret ve iradenin taallukundan meydana gelen hâdis tekvini kabul ederler. Teftazânî, hâdis tekvini kabul etmelerine rağmen kadîm tekvini mevcûd kabul etmemelerinden hareketle sanki tekvini hiçbir şekilde mevcûd görmedikleri şeklinde oluşturulan bu delillendirmeyi eleştirmektedir.20 Samsûnîzâde bu konuda Teftazânî’ye hak vermekte ve kadîm îkâ’nın mastar anlamı ifade etmedi