Türk dilindäki tekst
Ayrıca “vakıaya mutabık hüküm” ifadesinde geçen vakıa kavramına beşerin temas edebildiği zorunlu ve burhânî delil şeklindeki yorum biçimi de felsefîleşmiş kelam döneminin bir yansımasıdır. Bu bağlamda Akâidü’n-Nesefî metni, toplumsal alanı anti-hakikatçi fikirlere karşı korumak amacıyla epistemolojik bir ilkenin akâid mevzuatı ile kayıt altına alındığı bir belgedir. Öte yandan Ebû Hâmid Muhammed el-Gazzâlî (öl. 505/1111) sonrası Ehl-i sünnet ulemâsının söylemleri dikkate alındığında da sofastaiyya diye işaret edilen grubun, dinî hakikatleri ve şeriatı gereksiz gören sofistler, özelde Bâtıniler olması kuvvetle muhtemeldir.3 Yani burada felsefî bir terim olarak safsatacılardan kast edilen sele