Türk dilindäki tekst
hususların inkârı” tekfirde temel bir prensip olarak kabul edilmekle birlikte, dolaylı veya dolaysız bir şekilde bu sonucu doğurduğu düşünülen konular ile pratiğe yönelik somut örneklerin zikredilmesi de meselenin boyutlarını bir hayli artırmıştır. Dolayısıyla tümel hükümlerden tikel uygulamalara uzanan geniş bir literatür karşımızda durmaktadır. Konunun tarihsel boyutuna bakacak olursak, özellikle Hz. Osman ve Hz. Ali döneminde yaşanmaya başlayan fitnelere bağlı olarak, Hâricîlerin günah işleyenlerin durumları hakkında ortaya koydukları sert ve olumsuz tavırlar, iman ve küfür tartışmalarını alevlendirmiş görülmektedir. Bir taraftan Hâricîlerin dışlayıcı, diğer taraftan da hâlis Mürcie’nin l