Türk dilindäki tekst
Sonuç olarak ona göre ma‘rifette, iradeden yönelim ve süreç söz konusudur. Allah’ın bilgisi ise hiçbir şekilde sürece tabi değildir (Nesefî, 2003, I, 13).3 Allah’ın ilmini tarif etmede a-r-f fiilinin kullanımının yanlışlığını ortaya koyduktan sonra Nesefî en doğru tanımın Ebû Mansûr el-Mâtürîdî (öl. 333/944) tarafından yapıldığını belirtir. Nesefî, onun ilim tanımını şöyle zikreder: İlim, varlığı sayesinde varlığıyla daim olduğu kişi için zikredilenin aşikâr ve belirgin hal aldığı bir sıfattır. Ona göre, Mâtürîdî’nin yapmış olduğu bu tanım derin düşünme ile bilinebileceğinden tanımla ilgili fâsid itirazların olamayacağını belirtir (Nesefî, 2003, I, 19). 2. Allah’ın Cisim Olarak Adlandırılmas