Türk dilindäki tekst
bilerek ona göre davranmak, adaletle hükmetmek, söz ve amelde isabet etmek, ilim ve amel birlikteliği, gerçeğe uygun olan her türlü söz,15 şeklinde tanımlanmıştır. Hikmetin bazı tamlamalarla birlikte kullanımlarına işaret eden Seyyid Şerîf el-Cürcânî (öl. 816/1413), ilâhî hikmeti; insan iradesinin kontrol edemediği, maddeden sıyrılmış varlıkların hallerini inceleyen ilim dalı olarak tanımlamıştır.16 Râzî (öl. 606/1210), Muḳâtil b. Süleymân’dan (öl. 150/767) nakille Kur’ân’da geçen hikmet kelimelerinin dört anlamı olduğunu vurgulamaktadır. Bunlar; Kur’ân-ı Kerîm’in öğütleri,17 hayrete düşürücü sırları barındıran Kur’ân, 18 ilim ve anlayış19 ile nübüvvettir.20 Ayrıca Râzî bu anlamların hepsini