Türk dilindäki tekst
85-96, 2002. 17 Sûfî literatürde mârifet, kişinin ilâhî tasarrufun altında bulunduğunu bilmesidir çünkü Allâh’ın ezelî ilmini ve takdirini görmesi sayesinde nasipten öte eline bir şey geçmeyeceğini idrak eder. Böylece kişi ilâhî tecellîleri temaşa ederek mânevî ölümü tadar çünkü bütün hareketlerinin Hak ile gerçekleştiğini müşâhede eder (bk. Kelâbâzî, Ebubekir Muhammed, Ta‘arruf, Doğuş Devrinde Tasavvuf, çev. Süleyman Uludağ, Dergâh, İstanbul, s. 194-195). 14 240 gelişim merkezi olan kalpte mârifete dönüşmesi gerekmektedir.18 İşte bu nedenledir ki sûfîler uygulanmayan bilgilerin sahibine ve aktarılan diğer insanların işlerine yaramayacağını ifade ederek, hazmedilen ve uygulamaya ko