Türk dilindäki tekst
ışmalardan5 hem de kendi karşılaştırmalarımızdan hareketle bu eserin ‘Aḳāidü’n-Nesefī’nin manzûma aktarılmış bir versiyonu olduğunu söylememiz mümkündür. Esâsen ‘Aḳâidü’n-Nesefī’nin de Ömer en-Nesefī’ye nispeti hakkında bir takım ihtilafların olduğu, bu metni Burhaneddin en-Nesefī (ö. 687/1289)’ye nisbet edenlerin bulunduğu, ancak yaygın kanaatin yine de Ömer en-Nesefī’ye ait olduğu söylenmektedir.6 Tevhîd, nübüvvet ve meâd gibi temel konulara yer verilen eserde imâmet için de ayrı bir bahis açılmıştır. Y. Şevki Yavuz, II. Abdülhamid muhaliflerinin imâmetin Kureyşîliği faslını istismar etmelerinden dolayı, halife tarafından bu faslın metinden çıkartıldığını nakletmektedir.7 Ömer en-Nesefī’ni