Türk dilindäki tekst
465/1072),34 Vâhidî (ö. 468/1076)35 ve Sem‘ânî’nin (ö. 489/1096)36 tefsirlerinde sık sık Zeccâc’ın ismini zikrettikleri görülecektir. Zeccâc, rivâyetlerin senet yönünden kayıt altına alınma kaygısını taşımadığı için çoğu zaman isnatları zikretmeden sadece metinini aktarmakla yetinmiştir. Aynı şekilde müellif, esbâb-ı nüzûl rivâyetlerinin çoğuna hiç değinmediği gibi, genellikle aynı âyetle ilgili farklı rivâyetlerin tamamını aktarmadan bunlar arasında sadece tercih ettiği rivâyeti nakletmiştir. Dolayısıyla Zeccâc, esbâb-ı nüzûl Örneğin “Besmele”de geçen “i s m” kelimenin izahı için bk. Zeccâc, Me‘âni’l-Kur’ân ve İ‘râbuh, s.139-43. Örneğin Kasas 28/82. âyetinde geçen “