Türk dilindäki tekst
sûlcülerden bir taneside çalışmamızda hukukçuluğunu incelediğimiz Sadrüşşeria'dır.1 O, kökleri kelam, dil, felsefe ve mantık ve diğer disiplinlerde bulunan akıl, teklif, lafız ve hüsün-kubuh gibi mesele ve düşünceleri usûl problemleriyle ilişkilendirmek suretiyle onları birer usûl konuları haline getirerek fıkıh usûlünü canlı, zengin, ilmî ve fikrî zeminde tutmuş bir usûl âlimidir. Sayılan bu özellikleri Tavzîh adlı eserine başarıyla yansıtan Sadrüşşeria bu kitabında, Hanefî mezhebinin ikinci Ebu Yusuf’u diye adlandırılan Maveraünnehr’in büyük âlimlerinden olan Ebü’l-Hasen Ebü’l-Usr Fahrü’l-İslâm Alî el-Pezdevî’nin (482/1089) elUsûl’ünü kaynak alarak yazmıştır. Söz konusu eserde Şâfiî âlimle