Türk dilindäki tekst
aldığı zâhirü’r-rivâye metinleri, ona isnat edilen ve Hanefîler tarafından da kendisine ait olduğunda ittifak bulunan görüş ve ictihadları ihtiva eden sağlam kaynaklar olarak değerlendirilmektedir. el-Aṣl (el-Mebsûṭ), ez-Ziyâdât, el-Câmiʿu’l-Kebîr, el-Câmiu’s-Saġîr, es-Siyerü’lKebîr, es-Siyerü’s-Saġîr adlarını taşıyan bu Zâhirü’r-Rivâye eserlerde Hanefî fıkhı tahâretten başlamak üzere ibadetler, münâkehat, muâmelât, hudûd, ukūbât... miras şeklinde ayrı bölümler halinde tedvin edilmiştir. Ebû Hanîfe’nin ictihadlarında delil olarak kullandığı hadisleri ihtiva eden “Müsned”, Akaid konularının ele alındığı “el-Fıkhu’l-Ekber”, “el-ʿÂlim ve’l-Müteʿallim”, “er-Risâle”, “el-Vaṣıyye” ve Hz. Peygamber