Türk dilindäki tekst
nızca dünyalık gayeler peşinden koşanlar ise hem dünyalarını hem de âhiretlerini kaybederler.15 Allah’a yakınlaşmayı kendilerine gaye edinenler, sürekli Onu anarlar (tezekkür) ve “halvet,16 samt,17 sehr18 ve cû‘19” olmak üzere dört şartı yerine getirmeye çalışırlar.20 Öte yandan Nesefî, Allah’ı zikretmenin dil ile sınırlı bir ibadet değil, kalp ve bedenin tüm uzuvlarıyla gerçekleşebilen bir eylem olduğunu savunur. Öyle ki bazı âlimler bunun kapsamını daha da genişleterek “göz, kulak, dil, el, ayak, kalp ve ruhun” zikirlerinden bahsetmişlerdir.21 Nesefî’nin ahlâk ve ibadet merkezli bu açıklamalarına, eserlerinde Cüneyd-i Bağdâdî’ye (ö. 297/909) yaptığı atıflara, Hallâc-ı Mansûr’u (ö. 309/922)