Türk dilindäki tekst
enleyen Nesefî, İslâm tarihindeki en sıkıntılı siyâsî dalgalanmaların yaşandığı bir zaman dilimine tanıklık etmiş, birçok devletin kuruluş ile yıkılışlarına, yeni saltanatların ilânına ve İslâm dünyasındaki kanlı savaşlara şahit olmuştur. Böylesine kargaşalı dönemde yaşamasına rağmen iyi bir eğitim aşamasından geçip kendisini ilim meclislerine kabullendirmeyi başarmış, geri kalan hayatını tedrîsât faaliyetleriyle sürdürmüştür. Yaşamı boyunca batıl addettiği ideolojilerle ve bidʻat mezheplerle mücadele eden Nesefî, bunlara karşı tevhîd prensibini ve Ehli Sünnet’in temel inanç esaslarını savunmuştur. Fıkıhta Ebû Hanîfe’yi (ö. 150/767) takip etmekle birlikte, Gazzâlî (ö. 505/1111) ve Fahrüddîn