Türk dilindäki tekst
Kuran, Arapçadır; dolayısıyla tefsir nazarında beyânın dili Arapçadır. Hakikat, mecaz, kinâye, istiâre, lügaz, teşbih, ta’rîz, tecahül gibi anlam olayları Arapçanın bilinmesiyle anlaşılabilir (Ebu’l-Berekât 1998: I/54, 57, 601-602; II/ 611-612, 650, 701, 710, 719; Câbirî, 2001: 32-40). Ebu’l-Berekât, beyân konusunu 11/Hûd-44’te işlemektedir. Ona göre; 14 Tefsirde Te’vilin Epistemolojik Dayanakları: Ebu’l-Berekât En-Nesefî Örneği Beyân ilmi, meânî, fesâhat-i manevîye ve fesâhat-i lâfzîyeden oluşur. Beyân ilmi açısından bir ayeti incelemek, onun mecaz, istiare, kinaye ve bunlara ilişen diğer unsurları içerip içermediğini araştırmak demektir. ...Meâni açısından incelemekse ibareyi oluşturan