Türk dilindäki tekst
İbrâhim es-Semerkandî, Bahru’l-ulûm (Mektebetü Mişkâti’l-İslâmiyye, t.y.), 2: 134. Ebû Ca’fer Ahmed b. Muhammed b İsmâil en-Nahhâs, Me’âni’l-Kur’âni’l-Kerîm (Mektebetü Mişkâti’l-İslâmiyye, t.y.), 4: 9-10. Nahl Sûresinin 90. Ayeti 195 davet etmemektedir.”7 Âyetin nüzûlünden sonra Ebû Tâlib’in Kureyşlilere yönelik bu değerlendirmeleri; devamındaki âyette dile getirilen “ahidlere sadık kalma” emrinin Hz. Muhammed’e biat edenlerle ilgili olması8 ve nüzûl sıralamasında 70. sıraya konulması gibi hususlar dikkate alındığında sûrenin Mekke döneminin sonlarına doğru nâzil olduğu anlaşılmaktadır. Sûre, ismini 68. âyette geçen ve “bal arası” anlamına gelen ‘nahl’ kelimesinden almıştır.