Türk dilindäki tekst
Arap dilinde kızların fizyolojik özellikleri dikkate alınarak bulundukları döneme dayalı isimlendirmeler yapılır. Ebû Mansûr es-Seâlibî (ö. 429/1038), Fıḳhü’l-Luġa ve Sırrü’l-ʿArabiyye isimli eserinde kız çocuklarının en küçük haline "ٌ ِطفْ لَة/tıfletün” denildiğini, kendi kendine hareket etmeye ِ ِ başladığında “ٌيدة َ َول/velîdetün”, göğsü kabardığında “ب ٌ كاع/kâ’ıbun”, daha endamlı ve çekici hale ِ nâhidun”, sorumluluk alacak yaşa geldiğinde “صر ِ geldiğinde “انه ٌد/ ٌ م ْع/mu’sırun”, gençliğinin son aşamasına geldiğinde ”عانِس/’anis” şeklinde isimlendirildiğini ifade eder (Seâlibî, 1317 h.: 73). ٌ 239 Bu dönemsel isimlere bakıldığında Arap zihin dünyasında “ka’i