Türk dilindäki tekst
ar vasıtasıyla hakkında bilgi edinilemeyen varlık alanı demektir.29 Bir başka mana ise, gözle görülürken kaybolan, gözden kaybolan şeye gayb denildiği gibi, duyularla kavranamayan, insan bilgisi dışında kalan şeye de gayb denilir. 30 Ragıb el-İsfehanî, (ö. V./XI. yüzyılın ilk çeyreği) gaybı, “duyular çerçevesine girmeyen ve akıl ile de bilinemeyen şeyler” tarzında açıklamıştır. 31 Seyyid Şerîf el-Cürcânî (ö. 816/1413), et-Taʿrîfât’ta gaybı, el-gaybu’l-mutlak ve el-gaybu’l-meknûn şeklinde ikiye ayırmıştır. Mutlak gayb ile maksat bizatihi Allah Teâlâ’nın zatıdır. Bunu bilmek ve künhüne varmak hiçbir mahlûk için imkân dairesinde değildir. Gizli /meknûn olan gayb ise zâtî bir sır olup ahiret hay