İbn Ravendi ve nübüvvet teorisi
Ibn Rawandi and his theory of prophethood
TUĞBA ÖZTÜRK
Annotasiýa
Miladi 9. Yüzyıl İslam dünyasında, özellikle de Bağdatta yaşanan fikri ve ilmi gelişmeler sebebiyle İslamın Rönesansı olarak adlandırılmaktadır. İbn Ravendi bu dönemde Bağdatta yaşayan sıra dışı ve aynı zamanda da kayda değer âlimlerden biri olmuştur. İlk eğitimini Şiilerin medresesinde tamamlamış ve Bağdata göçünden bir süre sonra da Mutezileye dâhil olmuştur. Böylece İbn Ravendi, Mutezilenin Memunla birlikte başlayıp Mütevekkilin halife olmasına kadar devam eden en şanlı dönemine şahit olmuştur. İbn Ravendi inandığı gibi yaşayan dürüst ve düşüncelerini söylemekten çekinmeyen sivri dilli bir âlimdi. Bu yüzden Mütevekkilin halife olup Sünnilerin tarafını tutması sonucu, bu zamana kadar Halkul Kuran anlayışlarını devlet zoruyla halka kabul ettiren Mutezile, değişen politikayla Şiaya karşı tavır almıştır. İbn Ravendi bu durumu hazmedemeyip Mutezileye isyan etmiştir. İbn Ravendinin Mutezileye isyanı onun hayatının dönüm noktasını oluşturmuştur. Bundan sonra Mutezile İbn Ravendiyi heretik/zındk olarak itham etmişlerdir. Biz bu durumu açıkça Hayyatın el-İntisar adlı eserinde görmekteyiz. İbn Ravendinin eserlerini Şirazinin Mecalis el-Müeyyediyyesinde, Kadi Abdülcebbarın Tesbîtü Delâilin Nübüvvesinde parçalar halinde bulmaktayız. Fakat bunların içinde asıl önemli olanı ise İmam Maturididir. Çünkü Maturidi İbn Ravendiye ait nübüvveti ispat eden argümanları Kitâbüt-Tevhid adlı eserinde zikretmektedir. Buradan hareketle biz İbn Ravendinin zındık olarak adlandırılmasının yanlış olduğunu, bu tür adlandırmaların bazı dönemlerde aykırı düşünce sahibi kişilere yapılan bir tür politik ve sosyal nitelemeler olduğu kanaatini taşımaktayız.