Tarihten günümüze Kırgızların Allah anlayışı
Allah understanding of Kyrghyz from history to our day
ABDİLAZİZ KALBERDİEV
Annotasiýa
Kırgızlar itikadî yönden Ebû Mansûr Mâtûridî'nin takipçileri olarak bilinmektedirler. Fakat onların çoğunun, Karahanlılar döneminden sonra tasavvuf ve tarikat mensuplarının yoğun faaliyetleri sonucunda İslamiyet'i kabul ettikleri göz önünde bulundurulduğunda, Kırgızlar arasında Eşarî, tasavvuf ve tarikatların kader ve insanın özgür iradesi konusundaki görüşlerinin hâkimiyeti söz konusudur. Zira bu konuların hem sözlü kültüre, hem de günlük hayata yansımaları bu yöndedir.Eşarîlik, tasavvuf ve tarikatların kader (alın yazısı) konusundaki görüşleri, her ne kadar `tenzih' amaçlı geliştirilmiş olsa da, aslında bu tutum Allah'ı kaba kuvvet, kuralsız, kaprisli ve zorba görünümüne sokmakta, insanlar arasında tevekkül, teslimiyet ve korku duygusuna dayanan zihniyetin oluşmasına neden olmaktadır. Dolayısıyla yoğun bir şekilde eleştiriye maruz kalmaktadır. Özellikle Sovyetler Birliği dönemindeki ilmî ateizmin sistemli bir şekilde yürüttüğü eleştirileri ve yaptırımları, birçok Kırgız'ı dinden korkma ve kopma noktasına kadar getirmiştir. Onlar arasındaki kopmalar, doğal olarak bir kısmını başka tür inanç arayışına itmiştir. Özellikle ataların dini ve eski Türk dininin bir yorumu olan Tengircilik, birçoğu için kurtuluşun yolu olarak kabul edilmektedir. Ancak göz ardı edilen nokta, birçok insanın korkma, kopma ve sapmalarına neden olan sebebin Müslümanların Allah anlayışlarından (Eşarî zihniyetinden) değil, İslam'dan aranmasında; dinin gelenek ve anlayışlarla özdeş hale getirilmesinde yatmaktadır.