Yükleniyor…
Yükleniyor…
Kur'ân'ın anlaşılması ile ilgili güçlüklerin ve onun yorumunda yapılan hataların ele alındığı müşkilü'l-Kur'ân konusu, tezimizin ana temasıdır. Çalışmada bu yanlış anlamaların sebepleri irdelenmiş ve buradan hareketle de doğru anlamanın yolları tespit edilmeye çalışılmıştır. Akıl ile vahiy arasında dengeli bir tutum ortaya koymasıyla tanınan Ebû Mansûr el-Mâtürîdî'nin konuyla ilgili tavrı, Te'vîlât adlı eseri üzerinden tespit edilmeye çalışılmıştır. İşkâl olarak nitelenen bu yanlış anlaşılmaların çözüm yolları örnekler üzerinde inceleme yapılarak tespit edilmiştir. Ayrıca Mâtürîdî'nin kendinden önceki kaynakları ele alışı, kendi çağında yaşadığı tartışmalar ve kendinden sonra gelen müfessirlere etkileri tespit edilmiştir. Böylece yaşadığımız çağda önemi gittikçe artan müşkilü'l-Kur'ân konusuyla ilgili sağlam metotlar elde edilmeye çalışılmıştır. Bu araştırma için Mâtürîdî seçilmiş ve çalışma bu çerçevede yapılmıştır. Tefsir-Te'vîl ayrımını ilk olarak ortaya koyan ve dirayet tefsir türünün ilk örneklerinden birini veren bir müellif olması yanında kendi adıyla anılan bir Kelâm ekolunün kurucusu ve Hanefî usûlün önemli bir ismi olması bu seçimde etkili olmuştur. Bir karşılaştırma çalışması olmamakla beraber müellifin süreç içindeki konumunu tespit etmek amacıyla başta Mukâtil b. Süleyman, Ferrâ, Zeccâc ve Taberî gibi selefleri; Kâdî Abdulcebbâr, Zemahşerî, Fahreddîn er-Râzî, Nesefî gibi halefleri ile karşılaştırmalar yapılmıştır. Bu çalışmada, Mâtürîdî'nin Te'vîlât'ında müşkil gördüğü âyetler üzerindeki tahlillerinin tamamı incelenerek konularına göre tasniflenmiştir. Tefsirindeki tahliller, kendinden önce ve sonra gelen müfessirlerin yorumlarıyla mukayese edilmiştir. Böylece Mâtürîdî'nin bu sahada, geçmiş birikime dair değerlendirmesi ve katkıları ortaya konulmuştur. Bu çalışmada ortaya çıkan sonuca göre, müfessirlerin mezhebe dayalı fikri ön kabulleri, âyetlerin müşkil olup olmadığının tespiti yanında müşkil ise bu işkâlin ne şekilde giderileceği hususunda oldukça etkili olmuştur. Mâtürîdî ise bu eğilimi işkâlin en önde gelen sebebi olarak görmektedir. Ona göre gerek Kur'ân'ı anlamada gerekse işkâli çözümlemede en tutarlı ve güvenli yol, Kur'ân'ın kendi açıklayıcılığından faydalanmaktır. Bununla beraber Kur'ân lafızlarının ilk muhataplarında oluşturduğu mana çağrışımları, Arap dilini kullanımları ve âyetlerin bağlamları önemlidir. Mâtürîdî bu konudaki İslâm dışı inanç gruplarının saldırılarını da ele alarak gerekli açıklamaları yapmıştır. O, doğru mananın tespiti için bazı ilkeler belirlemiş ve bu ilkelere kendisi de bağlı kalmıştır. Her ne kadar ismi ihmal edilmiş olsa da işkâl konusundaki çözümleri kendinden sonra gelen pek çok müfessir tarafından eserlerine taşınmış ve onları etkilemiştir.