Turk tilidagi matn
üldüğü gibi bu dönemde, İslam toplumu içinde bir takım siyasi ve itikadî tartışmaların olması, bu tartışmalar neticesinde oluşan problemleri çözme konumunda olan dini metinlerin farklı anlaşılmaya müsait olması gibi iç sebepler; diğer din ve kültürlerle karşılaşma, tercüme ve özellikle felsefi çevirilerin etkisi gibi dış sebepler; ayrıca Allah’ın sıfatları, halku’l-Kur’an, irade, kader ve teşbih gibi teolojik konuların tartışılması gündemi meşgul etmekteydi. Hem siyasi hem de dış temaslardan doğan faaliyetlerin tabii bir sonucu olarak naslarda açık ve kesin olmayan meseleler karşısında bir tavır takınma zorunluluğu ortaya çıktı.7 Böyle bir ortam, sahih bir inanç sisteminin ortaya konulmasını