Turk tilidagi matn
333/944)’nin yaşadığı dönem, mezheplerin sadece düşünsel değil, aynı zamanda siyasî ve kültürel hüviyet kazandığı tarihsel bir evreye tekabül etmektedir. Onun Kitâbü’t-Tevhîd ve Te’vîlâtü’l-Kur’ân adlı eserleri, itikadî meselelerin yanı sıra akıl-vahiy ilişkisi, nübüvvet anlayışı ve din-toplum ilişkileri gibi konuları da kapsayan sistematik bir mezhep doktrini sunmuştur. Dolayısıyla Karahanlılar, Mâturîdîliği hem teolojik bir fikir hem de kendi devlet ideolojilerine uyumlu bir dünya görüşü olarak benimsemişlerdir. Böylece Mâturîdîlik, ilmî bir mektep olmanın ötesine geçerek mezhepsel bir karakter kazanmaya başlamıştır. Bu çerçevede araştırmada, özellikle Ebû Mansûr