Turk tilidagi matn
rif Cürcânî ise Osmanlı medreselerinde kelam kitabı olarak okutulan hacimli eseri Şerhu’l-Mevâkıf’ta Ebû Mansûr el-Mâtürîdî’den ‘şeyh’ olarak bahsetmekte ve Fahreddin er-Razî’de olduğu gibi ‘ru’yetullah’ konusunda onun görüşünün isabetliliğine dikkat çekmektedir.63 Osmanlı Coğrafyası IX./XV. asırlarda özellikle Osmanlı ulemasının Mâtürîdî’yi mezhep imamı, Mâtürîdiliği ise mezhep olarak açıkça kaydettiklerini görüyoruz. Sözgelimi Hayalî Ahmed Efendi (ö. 875/1470) Şerhu’l-akâid’e yazdığı ve Hayâlî adıyla meşhur olan eserinde “Ehl-i Sünnet, Horasan, Irak, Şam gibi birçok bölgede Eş’arîler ile Maveraünehir bölgesinde Ebû Mansur el-Mâtürîdî’nin ashabı olan Mâtürîdîlik’ten oluşur” ifadesi ile Mât