Turk tilidagi matn
96/714) ve Hammâd b. Süleyman (ö. 120/737) silsilesiyle Ebû Hanîfe’ye geçmiştir.22 Ebû Hanîfe de bu geleneğe devam etmiş, çok iyi yetiştirdiği kırk kadar öğrencisini topluma kazandırmayı başarmıştır.23 Bu öğrencilerinden pek çoğu devlet tarafından resmî görevlere atanmışlardır.24 Özellikle Ebû Hanîfe’nin önde gelen öğrencilerinden Ebû Yûsuf'un Abbâsî halîfesi Hârûn er-Reşîd döneminde kādı’l-kudât atanması ile resmî konumunu oldukça güçlendiren Hanefîlik, ülke genelinde tanınma ve yayılma avantajına sahip olmuştur. Nitekim Hârûn er-Reşîd ile birlikte Horasan bölgesine gitme imkanı bulan İmâm Muhammed b. Hasan eşŞeybânî (ö. 189/805) Rey'de, Nûh b. Ebî Meryem (ö.